İnternetten bakarak bulduğum bu tesiste 4 gece konakladım. Oraya gittiğimizde rezerve ettikleri odamızı başkasına verdikleri için bize isteğimiz dışında sözde dubleks içinde kıyafet dolabı bile olmayan, wc sürekli su akıtıp duran bir oda verdiler. 3. günün sabahı ise bize kötü bir üslupla "eşyalarınızı toplayın sizi başka odaya alacağız, burayı başka müşteriye vereceğiz" dediler. İstediğimiz odayı vermeyen kendileri olduğunu unutarak, konuşulan rezervasyon kurallarına uymayan kendileri değilmiş gibi bir tavır, özürleri kabahatlerinden büyük. Aile yeri dedikleri bu tesiste odanızdan adımınızı dışarı atar atmaz iki adım ötede normal müşterilerin yemek yiyip, alkol aldıkları yer mevcut. Sitelerinde görüldüğü gibi çadır kurulu alan onlara ait değil, yan tesise ait bir bahçe, dereyi gördüğünüz yok, sesini duyabiliyorsunuz. Hayır biz onu da duyamadık, verdikleri odadan dolayı. Son gecemiz olduğu için ve diğer tesisler dolu olduğu için son gecemi de mecburen orada geçirmek zorunda kaldım. Ayrıca kahvaltıya tüm aile ya da her kim kaç kişi gittiyseniz hep beraber oturmadıktan sonra kahvaltı vermiyorlar. Yani hepiniz aynı anda uyanmak ya da birbirinizi beklemek zorundasınız. Mıhlama yemek istedik bir sabah, gelen mıhlama değil lapa, pilav kıvamı gibi bir şey. Daha önce yediğim için mıhlamanın peynirinin sündüğünü, tadını, kıvamını biliyorum. Sahibi bayana sorduğumuzda peyniri annem yaptı kıvamını tutturamamış ondan böyle sünmüyor, böyle oluyor dedi ve küçücük bir tavaya 18 TL para aldılar. Tabi yiyemedik, ekşi, garip bir tadı olduğu için. Anlayacağınız müşteri memnuniyetine verilen önem sıfır, sadece ticari amaçlı. Ama ayıp diyorum ve verdiğim tüm paraya acıyorum, hak etmediler. Allah bu ya çıkış yapacağımız gün hesabı kapamak için istediğimizde bize 1 günlük eksik hesap getirdiler yanlış hesaplamışlar. Ama biz çok şükür helal yemeye alışık olduğumuzdan, insan olduğumuzdan hesabın eksik getirildiğini söyleyip onları uyararak tamamını ödedik. `Ayder` görülesi bir güzellik ama maalesef ticaretin eline düşmüş bir kere.