Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: Gökçeada, Türkiye

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: Gökçeada

Görüşünüzü Paylaşın Yorum Yok

Rota Önerileri Arzu Aksaya

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: Gökçeada
Takviminiz elinizde resmi tatilleri işaretliyor, hafta sonlarını pazartesi ve cumalarla birleştirmeye çabalıyorsanız işte size 2-3 günde gidip döneceğiniz bir tatil önerisi; Gökçeada!

Gökçeada daha önce keşfetmemişler için bir "müstesna"! Diğer tatil yerlerine göre daha tenha, fiyatları daha uygun, denizi de güneydeki en iyi plajlarla yarışır durumda. Saroz Körfezi'nin hemen girişinde konumlanan ada aynı zamanda ülkemizde güneşin en son battığı nokta!

Gökçeada'ya Nasıl Gidilir?

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaGökçeada'ya sadece deniz yoluyla ulaşılabiliyor. Eğer özel aracınızla geliyorsanız Çanakkale Limanı veya Gelibolu Kabatepe Limanı'ndan kalkan feribotlara ya da deniz otobüslerine binebiliyorsunuz. Otobüsle gelecekseniz yazın İstanbul'dan adaya sefer düzenleyen sadece 2 firma var. Önce Çanakkale'ye gelip adaya aktarma yapmayı düşünüyorsanız otobüs saatlerinizi feribot saatlerine ayarlamanıza fayda var.

Gökçeada Gezilecek Yerler

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaAdada denize girmek istiyorsanız mayıs – eylül arası en uygun aylar. Ama sezonun artık bitmeye yüz tuttuğu ekim ayında da denize girenler çıkabiliyor. Sakin bir atmosfer yakalamak ve biraz kafa dinlemek için gelecekseniz bu şirin adada çoğu gidilip görülesi 10 tane de köy var. Köylerden Rum yerleşkesi olanlar daha turistik ve daha renkli. Türk köyleri ise en çok konaklama için tercih ediliyor.

Gökçeada Köyleri

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaZeytinliköy: Merkeze 3 km mesafedeki bu köy adanın en orijinal köyü desek yanıltmış olmayız. Turistler bu köyü sakızlı muhallebisinin ve dibek kahvesinin ünüyle tanıyıp biliyor. Köy de bu ününün farkında ki, sokaklarında bu lezzetleri tadabileceğiniz birçok kafeyle karşılıyor sizi. Agios Georgios Kilisesi, çamaşırhanesi, okulu ve elbette ki Rum mimarisini yansıtan taş evleriyle de bu köyü çok seveceksiniz.

Tepeköy: Bu köyün merkeze uzaklığı 11 km. 60'lı yıllarda 1000'i geçen nüfusuyla canlı, kıpır kıpır bir köyken politik nedenlerden dolayı evlerini terk edip gitmiş burada yaşayan Rumlar. Tıpkı mübadele köyleri gibi uzun süre unutulup hayalet bir köye dönüşen Tepeköy'e ilk hareket ise sene 1996 olup eski sakinlerinden Barba Yorgo'nun tekrar köye dönmesiyle gelmiş. Daha sonra onu tanıyanların da gelmesiyle köy bugünkü nüfusuna ulaşmış. Bu köye akşam vakti giderseniz köy meydanına atılan sandalyelerle samimi bir muhabbet ortamı karşılayacak sizi. Köydeki taş evler, Meryem Ana Kilisesi ve renkli kafelerde gezip görmeye değer. Dilerseniz buradan şarap da alabilirsiniz.

Tepeköy'ün girişine geldiğinizde karşılaşacağınız bir çınar ağacı var ki burada bir mola verip fotoğraf çektirmeden de gitmeyin. 600 yaşını aşmış yaşlı çınar bu adanın en yaşlısı!

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaDereköy:Merkeze 14 km uzaklıktaki Dereköy de tıpkı Tepeköy gibi çok yalnız günler geçirmiş. 80'li yıllarda ülkemizin en büyük köyü olma unvanına sahip 2000 hanelik bir köyken, sakinleri çok kısa bir sürede alelacele burayı terk etmiş. (Tabii bunun altında da birtakım politik nedenler var.) Köyün sonraki sakinleri ise GAP Projesi'yle köyleri sular altında kalan Güneydoğulu köylüler olmuş. Bugün karşılaşacağınız nüfus o yıllarda buraya gelip yerleşenler. "Peki köyde ne göreceğim" diye soruyorsanız anılarla dolu iki kilise (Koimesis Tis Theotokos ve Haigia Marina Kiliseleri), yıkılmış Rum evleri ve çamaşırhane diyeceğiz.

Eski Bademli Köyü: Zamanında köyün en küçük ve en zengin köyü olan Bademli yüksek bir tepede konumlanıyor. Semadirek Adası, Tepeköy ve merkezin manzarasını izleyebildiği için de ‘adanın balkonu' olarak anılıyor. Birkaç küçük otelin olduğu bu köye günbatımı manzarası izlemek ve eski Rum evleri arasında gezinmek için gidebilirsiniz. Köyün hemen aşağısında da Kaleköy'e ve merkeze çok yakın konumdaki Yeni Bademli Köyü var. Burası daha çok konaklama için kullanılıyor.

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaKaleköy: Gökçeada'nın restoran, otel, kafe açısından en canlı köyü burası. Ayrıca günbatımının en nefis hallerini de bu köyden izleyebiliyorsunuz. Eğer hava açıksa köyün tam karşısındaki Yunan adası Semadirek'e de buradan bir selam çakabiliyorsunuz. Akşam yemeğini nerede yesem gibi handikaplarınız varsa Kaleköy'de birçok balık restoranı var ve günbatımı manzarasını bir rakı-balık eşliğinde de izleyebilirsiniz. Eski bir Rum köyü olsa da Kaleköy'de artık pek Rum yaşamıyor, genellikle Türk işletmecilerle karşılaşacaksınız.
Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaEşelek Köyü: Adada konaklamak için birçok seçenek bulacağınız Eşelek Köyü'ne geldiğinizde ise 2-3 km mesafedeki Tuz Gölü'ne de uğrayın deriz. Bu göl Aydıncık ve Kefaloz plajlarının tam orta noktası. Buradaki çamur muhtemelen içindeki kükürtten olsa gerek, cilde iyi geliyormuş. Bu yüzden göl kenarında çamura sıvanmış kömür gibi insanlar gördüğünüzde şaşırmayın! Çevresinde flamingo görme ihtimaline karşı da mutlaka kameranızı ayarlayın.

Gökçeada gezinizde adanın en güzel plajlarından Gizli Liman'a giderken geçeceğiniz Şirinköy ve plajıyla ünlü Uğurlu Köyü'ne de uğrayabilirsiniz. Fakat buraların diğer köyler gibi canlı olmadığını da belirtmiş olalım.

Gökçeada'nın Birbirinden Güzel Koy ve Plajları

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaGökçeada'nın tüm koyları güzel ama daha az rüzgâr aldığı ve daha sakin olduğu için en çok da güney tarafındaki plajlara gidiliyor. Adanın en meşhur ve en kalabalık koyu Aydıncık (Kefaloz) Koyu. Burayı rüzgâr sörfü sevenler de tercih ediyor, çünkü neredeyse yılın 300 günü rüzgar alıyor. Eğer Tuz Gölü'nün çamuruna bulanmak isterseniz göl Aydıncık Koyu'na çok yakın ve gelmişken buraya da uğrayabilirsiniz. Adada güneye doğru ilerlediğinizde karşınıza çıkacak sevimli koyun adı ise Laz Koyu. Ardından da adanın en uç noktasındaki Gizli Liman'a ulaşıyorsunuz ki burası en çok da ince kumu ve çam ağaçlarının yaydığı mis kokusuyla tercih ediliyor.

Adanın kuzey plaj rotasında sizi bekleyen koylar ise Marmaros ve Sualtı Parkı'nın da olduğu Yıldızkoy.

Gökçeada'dan Ne Alabilirsiniz?

Eylüle Yakışan Bir Hafta Sonu Rotası: GökçeadaGökçeada'da köyleri gezerken kirlenmemiş doğasının keskin kokusunu taşıyan dağ kekiği, zeytin – zeytinyağı ve ev reçelleri satan köylülerle karşılaşacaksınız. Ayrıca keçi sütünden yapılmış sabunları ve merkezdeki pastanelerde satılan Efibadem kurabiyeleri de meşhur.

Tüm bunların yanı sıra, tatilinizin her noktasını daha detaylı planlamayı ve birbirinden farklı Gökçeada otel önerilerini gözden geçirmeyi isterseniz Gökçeada Gezi Rehberi'mize de uğramayı ihmal etmeyin.

Güneşin en güzel battığı yerde görüşmek üzere!

İlk görüşü siz yazın

Şu ana kadar bir tavsiye yazılmamış.

İlk tavsiyeyi yazmak ister misiniz?

Görüşünüzü Paylaşın

Popüler Blog Başlıkları

E-mail bültenimize abone ol. Türkiye'yi bizimle keşfet :)