Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu Yapıları, Türkiye

Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu Yapıları

Yorum Yok

Gezi Rehberi Burak Delibacak

Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu Yapıları
Büyük Selçuklu Devleti, Anadolu'yu güçlü bir ticaret merkezi haline getirmek için kapsamlı iskan çalışmaları yürütmüş. Aynı anlayış, bu devletin devamı niteliğindeki Anadolu Selçukluları tarafından da sürdürülmüş. Bu dönemde, Anadolu'nun dört bir yanına birbirinden gösterişli yapılar inşa edilmiş. İşte Anadolu Selçuklu Eserlerinin en önemlileri:

Çifte Minareli Medrese, Erzurum

Erzurum'un kalbindeki Çifte Minareli Medrese, günümüze ulaşmış en etkileyici Selçuklu yapılarından bir tanesi. İki katlı medresenin kim tarafından, kime yaptırıldığı konusunda kesin bilgi bulunmuyor. Ancak yapı, ziyaretçilerine Selçuklu taş işçiliğine dair önemli detaylar sunuyor. Özellikle taç kapısındaki süslemeler, akşam devreye giren ışıklandırma ile birlikte çok daha etkileyici hale bürünüyor. Medreseye gittiğinizde, iç kısmında faaliyet gösteren müzeye ve sergi salonuna vakit ayırmayı sakın unutmayın.

Divriği Ulu Camii, Sivas

Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu YapılarıKültürel açıdan zenginliği ile ziyaretçilerini büyüleyen Erzurum'un ardından rotamızı Sivas'a çeviriyoruz. Bu güzel kentimizde, üç farklı Selçuklu yapısını ziyaret edebilirsiniz. Tavsiyemiz ilk ziyaretinizi estetik açıdan kusursuz Divriği Ulu Camii'ye gerçekleştirmeniz yönünde olacak. Bünyesinde bir türbe ve darüşşifa da bulunan yapı, Anadolu Selçuklularına bağlı Mengücekler tarafından 1228-1243 yılları arasında inşa edilmiş. İnşa sırasında yapıyı güzelleştirmek için duvarlarına on binlerce motif işlenmiş. İşin ilginç yanı ise bu motiflerin hiçbirinin birbirini tekrar etmiyor olması.

Gök Medrese, Sivas

Sivas'ta mutlaka görmenizi önereceğimiz ikinci Selçuklu yapısı olan Gök Medrese, 1271 yılında inşa edilmiş. Medrese, plan itibarıyla Erzurum'daki türdeşini andırıyor. Yani tasarımında iki katlı, açık avlulu, dört eyvanlı plana sadık kalınmış. Kent meydanına yalnızca 300 metre mesafedeki tarihi yapının en dikkat çekici bölümünü, taç kapısı oluşturuyor. Çünkü medresenin ana girişi, hem çok güzel oymalara sahip hem de güneşin konumuna bağlı olarak gün içerisinde konuklarına farklı gölge oyunları sunuyor.

Buruciye Medresesi, Sivas

Anadolu Selçukluları, 1271 yılında Sivas'ta sadece Gök Medrese'yi inşa ettirmek ile yetinememiş. Aynı yıl içerisinde, günümüzde kent meydanına görkem katan Buruciye Medresesi'nin yapımını da gerçekleştirmişler. Yapı, adını İran'ın Burucerd kentinden çeşitli dallarda eğitim vermek için Sivas'a gelen Muzaffer Burucerdî'den alıyor. Medrese, taş işçiliğindeki ustalığı bir yana koyacak olursak, tasarımındaki kusursuzluk ile türdeşlerinden ayrılıyor.

Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Kayseri

Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu YapılarıAnadolu'yu mimari açıdan zenginleştiren Selçuklu yapılarından bahsederken, İslami dönemin en eski hastanesi olarak nitelendirilen Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası'nı unutmamak gerekiyor. Yapı, II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından kız kardeşinin vasiyeti üzerine 13. yüzyılın başında inşa ettirilmiş. Burada, bir yandan amansız hastalıklara yakalanmış kişiler tedavi edilirken diğer taraftan yeni hekimlerin yetiştirilmesi adına tıp eğitimi veriliyormuş. Yapı, bu işlevlerine uygun olarak günümüzde Erciyes Üniversitesi Tıp Tarihi Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor. Kayseri Gezi Rehberi'nizde burası mutlaka bulunmalı.

Sultan Han, Aksaray

Aksaray gezilecek yerler listenizi hazırlıyorsanız, Sultan Han'a mutlaka yer ayırın. Çünkü 1229 yılında yapımı gerçekleştirilen kervansaray, Anadolu'daki benzerlerinin en büyüğü ve en gösterişlisi. Dört bir yanı bitki ve geometrik motifler ile süslenmiş yapı, uzaktan bakıldığında kaleyi andırıyor. Bu görünüşe sahip olmasında aslında ilk dönemlerinde askeri üs olarak kullanılmasının payı bulunuyor. Han, uzun süreden beri bir müzeye ev sahipliği yapıyor.

Karatay Medresesi, Konya

Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu YapılarıAnadolu Selçukluları, uzun süre başkent olarak kullandıkları Konya'da birçok gösterişli yapı inşa etmiş. Bunlardan biri olan Karatay Medresesi, iç kısmını süsleyen mozaikler ve çiniler ile dikkatleri üzerine çekiyor. Yapımı 1251-1252 yılları arasında gerçekleştirilen tek katlı medrese, dönemi için epey gösterişli sayılabilecek ve Mevlana gibi önemli şahsiyetlerin katıldığı törenle kapılarını öğrencilerine açmış. Şimdilerde ise aynı kapılardan Çini Eserler Müzesi'ni ziyaret etmek isteyen gezginler geçiyor.

Alâeddin Camii, Konya

Konya'nın en büyük ve en eski camisini bu listeye dahil etmezsek, sanırım haksızlık yapmış oluruz. Mimari zenginliği ile göz dolduran Alâeddin Camii, epeyce uzun bir yapım sürecinin sonunda bildiğimiz şeklini almış. I. Rükneddin Mesud'un emri doğrultusunda inşasına başlanan dini yapıya, oğlu II. Kılıç Arslan bir kümbet ekletmiş. Bu olaydan çeyrek asır sonra I. İzzeddin Keykâvus, yapının genişletilmesine karar vermiş. Ama bu projenin bittiğini görmek, kardeşi I. Alâeddin Keykubad'a nasip olmuş.

Sahip Ata Külliyesi, Konya

Selçuklu veziri Sahip Ata Fahrettin Ali'nin adını taşıyan külliye, Konya'da ziyaret edilebilecek yapıların belki de en zarifi. İnşası 1238 yılında gerçekleştirilen yapı grubunun bünyesinde bir türbe, mabet ve çifte hamam bulunuyor. Selçuklu mimarisinin olmazsa olmaz özelliklerinden biri olan taş işçiliği, bu yapıda çini süslemeler ile desteklenmiş.

Alanya Kalesi, Alanya

Anadolu'yu Mimari Açıdan Zenginleştiren Selçuklu YapılarıListemizdeki son sıranın sahibi olan Alanya Kalesi, yerleşimin Selçuklu hakimiyetine geçmesinin ardından I. Alâeddin Keykubat tarafından inşa ettirilmiş. Deniz seviyesinden 250 metre yüksekteki askeri yapı, 6,5 kilometrelik surlar ile çevrelenmiş. Selçuklular, savunmayı sağlamlaştırmak adına surlara yaklaşık 140 adet burç eklemeyi de ihmal etmemiş.

Popüler Blog Başlıkları

E-mail bültenimize abone ol. Türkiye'yi bizimle keşfet :)