Hangi birinden başlasam ki şikayet için; pis, ortalık sinek kaynıyor, tatlıların üzerinde yapışmış sinekler, aynı yemekler aynı tatlılar... Aynı şekerpare ve kadayıf. Yemekller; tavuklu pilav, tavuklu bezelye, tavuklu fasulye, tavuklu... Artık düşünün tavuktan nefret ettim, salatalar aynı fix. Kahvaltıya gelince kokuşmuş peynir, kokuşmuş salatalık, kokuşmuş domates.. İnsanın midesi bulanıyor tabaklar pis kırık yerler pis, uzun elbise giydim elimle tutmak zorunda kaldım, niye mi, yerlere sürünmesin diye. Çay kahve makineleri pislik içinde, sakın bardaklardan içmeyin, pet bardaklardan için ve atın en güzeli. Bu arada sauna hamam diye bir şey yok, sadece denizi güzel kum o kadar. Odalara gelemiyorum bile hangisinden başlasam bilemiyorum rengi dönmüş çarşaflar, yastık kılıfları, lekeli söylediğimiz zaman "yenilenmesi gerek temiz ama kiri çıkmıyor eski artık" diyorlar, alllahtan ben sesimi çıkartan biriyim de öylelikle temizlettim, yoksa odaya geliyorlar çarşafları odaya sirkeleyip düzeltiyorlar onu ben de yapıyorum zaten yatağımı düzeltiyorum. Yazdıklarımı sadece özetlemek zorunda kalıyorum daha neler yazacağım ama yer yok sayfalara sığmaz. Bar diye de bir şey yok yazdıklarına aldanmayın doğru dürüst içki yok barmen personelle kavga etti, bırakıp gitti, kendimi mahalle kavgasının içinde buldum sandım, aman tanrım nereye gelmişim dedim. Bu arada tabiki tatilimin sonuna kadar kalmadık paralarımız boşuna gitti ama sağlık olsun, sağlık çok daha önemli, belki temiz yeni çarşaf kılıfları alırlar bizim paralarla, artık bir şey yazamıyorum. Ama yolunuz düşerse şayet şöyle bir girip dolaşın bakın, ama yaşayarak daha iyi bilirsiniz. Başka yerde iyi tatiller dileriz sizlere. Saygılar.