Ufuk Tarhan: Gelecekte Çok Daha Fazla Seyahat Edeceğiz, Türkiye

Ufuk Tarhan: Gelecekte Çok Daha Fazla Seyahat Edeceğiz

Keşif Rehberi - - tarafından eklendi. Sen De Görüşlerini Paylaş 2 Yorum

Ufuk Tarhan: Gelecekte Çok Daha Fazla Seyahat Edeceğiz
Dünyanın en etkili 100 kadını listesinde tek Türk kadın fütürist olarak yer alan, fütürizm üzerine yaptığı çalışmaların yanı sıra sürdürülebilir geleceğe dönük tasarladığı iş modelleri ve uygulamaları ile tanınan Ufuk Tarhan ile buluştuk. Fütürizm kavramı, teknolojinin hızlı gelişimi ve dijitalleşme yaşam tarzımızı nasıl şekillendirecek, geleceğin başarılı insanları hangi alanlardan çıkacak, gelecekte seyahat ve seyahat etme alışkanlıklarımız değişiklik gösterecek mi gibi merak edilen sorularımız özelinde Fütürist, Ekonomist ve Sivil Toplum Gönüllüsü Ufuk Tarhan ile keyifli dolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Dünyanın en etkili 100 kadını listesinde tek Türk kadın fütürist olarak yer alıyorsunuz. Ufuk Tarhan'ı buralara kadar getiren serüvenden bahsedebilir misiniz?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Ekonomi'yi bitirdim. Okul başarısını notlar açısından değil, disiplinli olmak açısından ele alıyorum. Disiplinli olmayı ve çalışkanlığı aslında hayat başarısı açısından çok önemsiyorum. Dolayısıyla hep çok çalışkan bir talebeydim. ODTÜ'yü de gayet iyi puanlarla, notlarla bitirdim. IT sektöründe uzun yıllar çalıştım. Teknoloji sektöründe çalışırken fütürizmi ve gelecekçi bakış açısını keşfettim. Onun üzerinde de çok çalıştım. Her türlü işimin yanında bir de fütürizmle ilgili çok ciddi çalışmalar yaptım. Bu arada da benim hem teknolojiye hem geleceğe fazlasıyla merakım olduğunu, aslında başka bir şey yapsam da oraya kayacağımı gördüm. Seçtiğim dal çok net olarak gelecekçilik. Hibritleştim. Hala hibritim aslında. Hem normal işimi yapıp hem bugüne hazırlanıyordum. 2006'da tamamen bu işime odaklandım. Şirketimi kurdum. 2011'de dijital ajansı kurdum. 2015'te master eğitimine başladım. 2017'de kitabımı bastım. Hiç durmadım. Aslında beni buralara getiren şey ne? Çok çalışmak. Çok disiplinli ve çok çalışmak ve gelecekçi bakış açısı.

Hayatınızda dönüm noktalarınız var mı? Hangi olaylar veya çalışmalar hayatınızı farklılaştırdı?

Var tabii. Esasında ilk dönüm noktası “'Tanrıların Arabaları”' kitabını okumakla oldu. Bizim mutlak doğru diye bildiğimiz şeylerin aslında hiç de öyle olmayabileceğini, çok daha fazla bilgiye ihtiyacımız olduğunu gördüm. Tanrıların Arabaları benim için ciddi bir dönüm noktasıdır. Şu şudur, bu budur diyenlere kulak asmamayı o kitap sayesinde keşfettim.

ODTÜ'de okumam da benim için bir dönüm noktası. ODTÜ'de iki şeyi fark ettim; hayatımı dönüştüren zamanlar ya da dönemler olmuş. Tabi bunları sonradan fark ediyorum. Bir tanesi; “'imkansız”' demeyi nasılsa o okul insanın bünyesinden siliyor. Çok ciddi araştırmacı yapıyor. “'Yapabilirim. Her şey olabilir. Bunu araştırmalıyım. Nasıl olabileceğini araştırmalıyım”' disiplinini orada kazandım.

Bir de, “'sosyal sorumlu vatandaş”' olmanın ne demek olduğunu o okulda kazandım. İki tane görme engelli arkadaşımız vardı bölümde. Hem de iki tane birden. Gönüllü olarak onlara okutmanlık yaptım uzun bir süre. Birbirine yardım etmenin ne kadar önemli değişikliklere sebep olabileceğini gördüm. Hem kendi derslerimi çalışıyordum hem de onları çalıştırıyordum. Belki de o yüzden şeref listesine girdim daima.

Bir diğer dönüm noktası, Fütüristler Derneği, World Feature Society, fütürizm bakış açısıyla ve disipliniyle tanışmam oldu. Sonra da bir teknoloji şirketinde çalışmam. Teknolojinin ne kadar acayip bir belirleyici ve dönüştürücü olduğunu algıladım. Tüm bu unsurlar benim hayatımı temel alanda dönüştürdüler.

Ufuk Tarhan Fütürizm

Birçoğumuzun kafasında fütürizm hala uçuk bir kavram. En sade haliyle fütürizmi nasıl tanımlarsınız? İlgi alanları nelerdir?

Fütürizmin ilgi alanı her şeydir. Onun dışında kalan hiçbir şey yoktur. Tıpkı tarih gibidir. Yani tarih geçmişe doğru ne yapıyorsa, biz tarihi neden kullanıyorsak fütürizmi de aynı onun gibi ileriye doğru kullanıyoruz. Fütürizm, daha iyi bir gelecek sorgulaması ve bunun senaryolarını oluşturmak aslında.

Tedx konuşmanızda kişilerin kendi hibrid köprüler kurmasını tavsiye ediyorsunuz. Seyahat kişilerin kendi hibrid köprülerini kurmada güçlü bir araç olabilir mi?

Tabii olabilir. Hibridleşmek derken, aslında gelecekte sanal gerçeklik ile de seyahat mümkün olacak. Hakikaten bir sürü yere fiziksel olarak gitmeden de gitmiş gibi deneyimler yaşayabileceğiz. Gelecekteki seyahatler aslında daha odaklı ve bilinçli olacak. Yani seyahatler daha tematik ilgi alanlarımıza göre ve yapmak istediğimiz şeylere dönük olacak. Dolayısıyla gelecekte böyle şeylerin olacağını bileceğiz ama oraya atlayamadığımız için bugünkü seyahat olanaklarını geliştirmeyi durdurmayacağız. Hem bunları geliştireceğiz bir taraftan da insanlara bunun yanı sıra nasıl sanal seyahatler de yaşatabileceğimiz üzerinde çalışacağız.

Nasıl bir gelecek bekliyor bizi? Teknolojinin hızlı gelişimi ve dijitalleşme yaşam tarzımızı nasıl şekillendirecek?

Geleceğe yanlış bakıyoruz. Benim de bu işi dert etmemin ama dert edip söylenmeyip bununla ilgili bir şeyler anlatmaya ya da anlamaya çalışmamın sebebi bu. Gelecek bizi bekleyen bir şey değil. Gelecek bizim tercihlerimizle tasarımlarımızla ve eylemlerimizle oluşturduğumuz akışkan bir süreç. Peki geleceği nasıl şekillendiriyoruz? Edilgen değil etken olduğumuzu kabul etmeliyiz öncelikle. Biz hep beraber, daha iyi insanlar olmaya ve daha iyi bir dünya yaratmaya, teknolojiden daha çok yararlanan insanlar olmaya doğru gidiyoruz. Yanımıza robotları, yapay zekayı, bir sürü alet edavatı da yardımcı olarak keşfediyor ve oluşturuyoruz. Gelecekte onlar bizi beklemiyorlar, biz hep beraber yepyeni farklı bir gelecek süreci içinde ilerliyoruz.

Gelecekte seyahat ve seyahat etme alışkanlıkları da değişiklik gösterecek mi? Bizleri neler bekliyor?

Gelecekte kesinlikle çok daha fazla seyahat edeceğiz. Şu anda bizim seyahat etmemizi engelleyen en önemli faktör hepimizin sabit bir yerlerde çalışıyor olması, bu ileride değişecek. İş, okul gibi sabit gidilen yerler atık demode olacak. İleride bir yere daha az bağlı kalacağız. Belki çok daha fazla çalışacağız. Ama fiziksel çalışmak değil, kafamız daha çok çalışacak. Bir yere bağlı kalmak zorunda kalmayacağımız için her yerden çalışabileceğiz. O yüzden bu bizi daha da zenginleştirecek. Daha fazla vaktimiz olacak ve daha fazla dolaşabileceğiz. O yüzden seyahatler hiç de zannedildiği gibi azalmayacak. Seyahat etmenin maliyeti ucuzlayacak çünkü yenilenebilir enerji ile transportasyon maliyetleri düşecek, aletler çok daha fazla sayıda insanı daha sağlıklı ve güvenli taşıyabilecek. Gidip başka yerlerdeki insanları gördükçe, temel ihtiyaçlarımızın aslında ne kadar benzediğini keşfedeceğiz. Bu şekilde ‘dünya vatandaşıyız' demeye başlayacağız.

Sizce yolun ve yolculukların insan beyni üzerinde nasıl etkileri var?

Her şeyden önce deneyim. Teknolojide de yaptığımız şey, bizzat kendimizin deneyemeyeceği şeyleri pratik şekilde deneyebilmek. Yolculuklar, aslında insanların bu deneyim ihtiyacını karşılayan önemli araçlar… Başka bir dünyanın ve başka bir yaşamın içine girebilme ve bununla kendini zenginleştirebilme, analiz etme fırsatı… Onun için yolculukları çok ciddi gelişim fırsatı olarak görüyorum.

Sizce geleceğin başarılı insanları hangi alanlardan çıkacak?

Geleceğin başarılı insanları her alandan çıkacak. Yani her alanın başarılı insanlara ihtiyacı var. Şöyle diyebiliriz; gelecekte başarılı insanlar herhangi bir alanda başarılı olabilmesi için T-İnsan olması lazım. T-insan, geleceğin başarılı insanı için altın orandır diyebiliriz. Gelecekte herhangi bir alanda başarılı olmak için teknolojiyi çok iyi kullanabilmek lazım. Tasarımcı bir kafa yapısı ile düşünmek lazım. O teknolojiyi ve tasarımı kullanarak bir alanın tedarikçisi yani o hizmeti ya da ürünü sunan olmak gerekiyor. Bu hale gelmek için hibritleşmek zorundayız. Dolayısıyla gelecekte herhangi bir alanda başarılı olmak isteyenler, T'leşip yani bir şeyin her şeyini, her şeyin bir şeyini bilerek ilerleyebilir.
Ufuk Tarhan Neredekal röportajı

T-İnsan 2017 yılının en inovatif iş kitabı seçildi. Bize biraz T-İnsan'dan ve kitabınızdan bahsedebilir misiniz?

T-İnsan aslında geleceğe hep beraber nasıl etki ediyoruz, gelecekte neler olacak ve geleceği nasıl şekillendiriyoruz sorusuna cevap veriyor. Artık herhangi biri bile dünyanın dijitalleştiğini, dünyanın yenilenebilir enerjiye geçmekte olduğunu, dünyanın bir sürü akıllı cihazla dolacağını, insansız araçların ortada vızır vızır gezeceğini, eğitimi gidip okullardan almak zorunda kalmayacağımızı, daha az çalışacağımızı, işsizlikle ilgili korkularımızın olacağını ama onu da yeni işlerle dolduracağımızı söyleyebilir. Fakat henüz çözülemeyen şey, o dünyaya nasıl uyum sağlayacağımız. Geleceğe nasıl uyum sağlamalıyım? sorusu ile karşılaşıyoruz.

Cihazlarımız versiyonunu nasıl yükselteceğimizi bize söylüyorlar, fakat geleceğe nasıl ayak uydurmamız gerektiği ise daha farklı. T-İnsan ise bunun ipuçlarını verdiğim, bir kendini şekillendirme modeli. Bu model, geleceğin başarılı insan modelini işaret ediyor. Kendini geleceğe uyumlama ve geleceğin isteklerine göre kendini yeniden tasarlama, donatma ve geliştirme modeli. Dolayısıyla T-İnsan aslında geleceğin başarılı insan modelini ifade etmekte. Gelecekte de insanların kullanabileceği bir kişisel gelişim ve dönüşüm modeli.

Neredekal.com okurlarına daha iyi bir geleceği yakalamaları için okuyabilecekleri 3 kitap önerisinde bulunabilir misiniz?

T-İnsan, Life 30 ve bulabilirlerse şayet Alvin Toffler'ın kitaplarını okuyabilirler. Onlar içerisinde de 3. Dalga'yı öneririm.

Devamlı hareket halinde olmanın öneminden bahsediyorsunuz. Buradan hareket ederek, kişilerin seyahatin dinamiğinden beslenmeleri gerektiğini söyleyebilir miyiz?

Tabii ki söyleyebiliriz. Çok besleyici bir şey seyahat. Beyni tazeleyen ve resetleyen bir şey. Kullandığımız bilgisayarlara da çok şey yüklediğimizde aslında onu da kapatıp bir dinlendirmemiz gerekiyor. Yani dinlenmek derken bu sadece yatmak değil, farklılıklar yaşayabildiğin, kafanı resetleyebildiğin şeyler dinlendirir insanı… Seni rutine iten şeylerden çıkıp farklı bir ortama girmek acayip yenileyen, tazeleyen bir şey. O yüzden ben seyahati çok önemsiyorum ve fırsat buldukça yapıyorum.

Bugüne kadar gördüğünüz coğrafyalar içerisinde sizi en çok etkileyen yer neresiydi ve henüz görmediğiniz hangi coğrafyaya seyahat etmek istersiniz?

İspanya'yı çok sevmiştim. Özellikle Barselona'yı. Ama orayı sevmemi sağlayan şey Salvador Dali'nin evini, müzesini gezmem olmuştu. Genel olarak İspanya'nın enerjisi beni çok etkiledi, çok sevdim orayı. İtalya'yı da çok sevdim. Belki Antalyalı olduğum için kan çekiyor olabilir. Tipik bir Akdeniz sevgim var. Mesela Türkiye dışında bir yerde yaşamak istesem, o yer Toskana olurdu. Bir tane daha evim olsa orada olurdu diyorum çok rahatlıkla. Onu dışında görmediğim coğrafyalar içerisinde en çok merak ettiğim yer Japonya. Henüz görmedim Japonya'yı ve çok merak ediyorum.

Söyleşimizi sonlandırırken son olarak Ufuk Tarhan seyahatsever Neredekal.com takipçilerine neler söylemek ister?

Bol bol seyahat edin ve yazın. Blog yazın ve video çekin. Bol bol paylaşın çünkü paylaşım çok yararlı oluyor. Ben mesela seyahatten önce o yerle ilgili bloglar okuyorum, yazılar okuyorum, tavsiyeleri takip ediyorum.
2 misafir tavsiyesi
  • Tarihe Göre Listele
  • En Faydalılar
2
/

-

Mesude Hanım; çok güzel olmuş söyleşi. Sonuna kadar okudum, özellikle son kısımdaki seyahatle ilgili söyledikleri tam benlik olmuş. Sevgiler.

  • Faydalı buldum (1)
  • Faydalı bulmadım (0)
2
/

-

Beyni tazeleyen ve resetleyen bir şey. Kullandığımız bilgisayarlara da çok şey yüklediğimizde aslında onu da kapatıp bir dinlendirmemiz gerekiyor. Yani dinlenmek derken bu sadece yatmak değil, farklılıklar yaşayabildiğin, kafanı resetleyebildiğin şeyler dinlendirir insanı… https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=340331669751574&id=100013242319421
http://namenstr8bredahollanda.blogspot.com/2017/03/bu-gun-2017-bilim-ve-teknolojinin-acga.html

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)

Son İncelenenler