Keşfedilecek Diye Ödümüzü Koparan 9 Yer, Türkiye

Keşfedilecek Diye Ödümüzü Koparan 9 Yer

Sen De Görüşlerini Paylaş 4 Yorum

Keşif Rehberi

Keşfedilecek Diye Ödümüzü Koparan 9 Yer
Durun, durun! Hemen yargısız infaz yapmayın "madem keşfedilmesinden korkuyorsunuz, o zaman neden paylaşıyorsunuz" diye. Paylaşıyoruz çünkü tüm bu zenginlikler aslında hepimizin. Ödümüz kopuyor çünkü keşfedilince başına neler geldiğini çok iyi biliyoruz. Çoğu yerin suyu çıkıyor da gidilmez oluyor. Misal Kars'a bakalım. Biz Kars'a 2015 yılında gittiğimizde sıradan bir şehirdi ve esnafın turist gördüğünde gözleri parlıyordu. Şimdi aynı esnafın gözlerinde dolar işaretleri filan beliriyor. Misal Sümela Manastırı; koskoca tarihin her bir noktasına saçma sapan yazılar yazılmış, resimler çizilmiş. Şimdi belirsiz bir süreliğine kapalı zira bakıma alınmış. Bir yandan keşfedilsin ve turizme kazandırılsın istiyoruz ama bir yandan da ödümüz kopuyor işte. Yalvarıyoruz; lütfen korktuğumuz başımıza gelmesin.

Konumuza dönecek olursak; Neredekal.com olarak keşfetme konusunda kendimize son derece güveniyoruz. 2018 yılı ve onu takip eden 2019 kışında keşfedileceğinden adımız kadar emin olduğumuz bir takım yerler var. Yalnız şunu da söyleyelim; bu konuda biz belirleyici faktörden ziyade daha çok ön gören tarafta yer alıyoruz. Mesela Kars'ın bu kadar popüler olacağını Karslılar bile tahmin etmiyordu ancak biz az çok tahmin etmiştik çünkü gidişat onu gösteriyordu. İşte aşağıda sıraladığımız yerler de tıpkı Kars gibi yakın bir zaman içerisinde adını sıklıkla duyacağımız keşif noktaları arasındaki yerini alacak. Demedi demeyin!

1 – Suluada

suluada Türkiye'nin Maldivler'i olarak nitelendirilen 2 yerden biri Suluada (diğerini de az sonra açıklayacağız). Niye Maldivler benzetmesi yapıldığını merak ediyorsanız görüyorsunuz, anlatmaya gerek yok! Antalya'nın Adrasan mevkiinde bulunan Suluada, 2 tane şahane kumsala ev sahipliği yapıyor. Tıpkı tropikal coğrafyalarda rastlanan beyaz kumları ve turkuaz denizi ile gönüllerde taht kuran Suluada, bu özelliği ile Adrasan'ın sahip olduğu en ilgi çekici ada olarak tescillendi bile. İsmini, üzerinde bulunan tatlı su kaynağından alan bu benzersiz ada, şu sıralar Adrasan tur teknelerinin de gözde duraklarından biri, hatta sırf Suluada'ya özel tekne turları bile düzenleniyor artık. Bizden söylemesi…

2 – Salda Gölü

salda goluArayı fazla açmayalım, işte Türkiye'nin ikinci Maldivler'i de karşınızda; Salda Gölü. Aslında biz 2016 yılında Salda Gölü'nü keşfetmiş ve sizlerle şöyle bir yazı paylaşmıştık. O zamanlar Salda Gölü'nün varlığından belki de sadece Burdurlular haberdardı. Ancak şimdilerde fenomen olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Öncelikle görmüş olduğunuz fotoğrafın tamamen gerçek olduğunu belirtelim. Yani bu beyaz kumlar ve turkuaz sular kesinlikle gerçek! Burdur'un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü, dünyanın en temiz beşinci gölü olma özelliği taşıyor aynı zamanda. Ayrıca 184 metreye varan derinliği ile de ülkemizin en derin ikinci gölü. Ancak keşfedile keşfedile etrafı biraz çer çöp olmaya başlamış. Bu güzelliğe nasıl kıyıyorsunuz anlayamıyoruz!

3 – Kuyucak Köyü

kuyucak koyuŞimdi siz sanıyorsunuz ki fotoğraftaki yer Fransa'nın Provans bölgesindeki lavanta tarlaları! Hayır efendim değil. Burası Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak Köyü'ndeki lavanta tarlaları. Zaten köy bu tarlalar dolayısıyla Lavanta Köyü olarak da anılıyor. "Isparta gülleriyle ünlü değil miydi ya" diyenleri duyar gibi olduk. Evet, doğru. Ancak ülkemizin lavanta üretiminin %90'ı da bu bölgeden sağlanıyor. Şöyle ki, yörenin gül tüccarı Zeki Konur, 1975'te Fransa'dan lavanta fideleri getirtmiş ve 30 aileye 15'er kök şeklinde dağıtmış. Önce gül tarlalarının kenarlarına ekilen bu fideler, 1990'lı yıllar itibariyle ticari amaçla ekilmeye başlanmış. Hiçbir ekim yapılmayan kurak ve susuz tarlalara boş kalmasın diye ekilen bu lavantalar, o günden bugüne 3000 hektar alana yayılmış. Geçtiğimiz temmuz ayında lavanta tarlaları ile sosyal medyada patlayan Kuyucak Köyü, doğal taş sokakları, kerpiç evleri ve devasa lavanta öbekleri ile de kesinlikle görülmeye değer…

4 – Faralya

faralyaAslında Faralya'yı Kelebekler Vadisi, Kabak Koyu ve Likya Yolu'ndan biliyorsunuzdur. Resmi ismi Uzunyurt olan bu yeryüzü cenneti, 40 km'lik bir alan içerisinde yer alıyor. Fethiye'ye bağlı bir bölge olan Faralya, içerisinde Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu gibi popüler noktaları da kapsıyor. Likya Yolu yürüyüşçüleri tarafından aslında çoktandır biliniyordu Faralya zira yolun bir kısmı bu rota üzerinden geçiyor. Faralya, seyretmeye doyamayacağınız bir manzaraya sahip. Hani tatilden beklentiniz tamamen doğayla baş başa kalma, yemek yemek, serin serin uyumak, bol bol kitap okumak, yoga yapmak gibi şeylerse kesinlikle Faralya sizin için doğru yer demektedir. Günümüzde efsane güzellikteki butik otellere de ev sahipliği yapıyor Faralya.

5 – Santa

santaGümüşhane sınırları içerisinde yer alan eski bir Rum yerleşkesi olan Santa, aslında 7 köyden oluşan bölgeye verilen isim. Her biri de eskiden Rum yerleşimi olan bu köylerin adları ise; İşhanlı, Çakalli, Piştofli, Tengilli, Çinganli ve Binatli. Oldukça ilginç ve güzel evlerden meydana gelen Santa'yı tanıtırken içimiz bir nebze de olsa daha rahat zira buraya ulaşmak her yiğidin harcı değil. Dolayısıyla turizme kazandırılamıyor. Ha şayet yolları biraz düzeltilir de turizme kazandırılırsa o zaman düşünürüz. Doğu Karadeniz'e gelindiğinde görülmeden dönülmemesi gereken bir yer olan Santa, muhteşem mimarideki evleri, çok sayıdaki kilise harabeleri ve başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz yemyeşil manzarası ile içinize işleyecek bir keşif noktası.

6 – Vangölü Ekspresi ile Van

vangölü ekspresiDoğu Ekspresi'nin en büyük rakibi olarak karşımıza çıkan Vangölü Ekspresi, giderek popüler olmaya başlayan yeni bir tren macerası. Kars'a gitmek için Doğu Ekspresi'ne bilet bulunamıyormuş ama Vangölü Ekspresi'ne bilet bulabilirsiniz. Tabi şimdilik! Zira bir takım gezginler çoktan keşfetmişler bile bu özel rotayı. Vangölü Ekspresi salı ve pazar günleri işliyor. Ankara'dan 11.00'de hareket ediyor ve 25 saatlik yolculuğun ardından Bitlis'in Tatvan ilçesine varıyor. Rotayı özel kılan şey ise feribotla Van Gölü'nü geçebiliyor oluşunuz.

7 – Pokut Yaylası

pokut yaylasıAyder Yaylası'nın durumu malum, inşaat yapa yapa yayla diye ufacık bir yeşil alan kalmış. Aynı durum Pokut Yaylası'na da olur mu, olmaz gibimize geliyor. Şimdilik! Zira yol ciddi anlamda çok kötü ve çok tehlikeli. Usta bir şoför değilseniz ve 4x4'ünüz de yoksa işiniz gerçekten çok zor. İşin garibi doğanın dokusu bozulacak diye yol yapmaya da niyetleri yok. Çok fazla turist gelmesinden korkuyorlar. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine 24 km uzaklıkta, 2050 rakımda bulunan Pokut, muhteşem manzaraların olduğu nefes kesici bir yayla. Turist gelsin istemiyorlar ancak gariptir ki çok da güzel konaklama alternatifleri var. Geneli dağ evi ya da konuk evi ama oralarda kalmak cidden farklı bir deneyim.

8 – Sarıkamış Kayak Merkezi

sarıkamış kayak merkeziKars'ın beklenmedik derecede fenomen olması, Sarıkamış Kayak Merkezi'ni de arşa çıkaracaktır düşüncesindeyiz. Kars'ın Sarıkamış ilçesinde yer alan Sarıkamış Kayak Merkezi, hem kar hem de pistlerin kalitesi açısından dünyanın en iyi kayak merkezleri arasında gösteriliyor. Bununla birlikte dünyanın en uzun pistlerine de ev sahipliği yapıyor. Sarıkamış Kayak Merkezi, dünya üzerinde sadece Alpler'de görülen kristal kar özelliği de taşıyor aynı zamanda. Doğası da enfes! E daha ne olsun…

9 – Mazı

mazıAslında geçen sene editörümüz Bengi Alkaya Mazı'yı keşfetmiş ve hakkında da şöyle bir yazı yazmıştı. Sanılanın aksine Mazı'nın müdavimi çok ama o kadar da çok değil. İşin gerçeği Mazı, vazgeçilmez bir yer olduğu için müdavimleri onu hiç yalnız bırakmıyor. Bodrum'a bağlı köylerden biri olan Mazı, Bodrum'a en uzak mesafedeki köy aynı zamanda. Bodrum'un diğer bölgelerinin aksine Mazı olabildiğince sakin, gürültü ve kalabalıktan uzak, dış dünyadan kendini soyutlamış bir yer. Geçtiğimiz yıllarda yapılan 25 km'lik bağlantı yolu sayesinde bilinirliği bir nebze de olsa arttı diyebiliriz. Yoksa bu denli bakir kalmasının başka bir nedeni olamaz. Her biri birbirinden eşsiz 8 koya ev sahipliği yapan Mazı, yakın bir zamanda herkesin gözdesi olacak gibi duruyor.

Bonus: Lütfen Dikkat!

duyarlı olmakEn başa dönelim. Tüm bu yerleri bir bir sıraladık, sizler de keşfedin, ülkemizdeki cevherleri sizler de tanıyın istedik. Kendimize saklamayalım, bencil olmayalım dedik. Biraz da oralardaki turizmciye destek vermiş oluruz diye düşündük. Biz eleştirilere sonuna kadar açığız da, çoğunuz yukarıda görselini paylaştığımız manzaraya aşinadır sanıyoruz. Peki ya bunun sorumlusu kim ya da kimler? Sonra Avrupa'yı övünce kızıyorlar. Ama Avrupalı bunu yapmıyor işte! Doğayı kirletmiyor, bulduğu her mesire alanında mangal yapmıyor, yapsa da pisliğini etrafta bırakmıyor. Kısacası doğaya saygı duyuyor. Tüm bu saydığımız güzelliklere gerçekten kıyabiliyor olanlar bizi gerçekten şaşkına çeviriyor. Önce çuvaldızı kendinize, sonra bize batırabilirsiniz!
4 misafir tavsiyesi
  • Tarihe Göre Listele
  • En Faydalılar
4
/

-

Mazı, Ege'nin en güzel denizine sahip olabilir. Bodrum'da sakin deniz tatili isteyenler not alsın. :)

  • Faydalı buldum (1)
  • Faydalı bulmadım (0)
4
/

-

Pokut'a gelirseniz hemen karşısında bulunan, Pokut'tan çok daha doğal Sal Yaylası'nı mutlaka görün. :)

  • Faydalı buldum (1)
  • Faydalı bulmadım (0)
4
/

-

Bu güzel yerleri paylaştığınız için teşekkür ediyorum, sayenizde rotamı belirledim.

  • Faydalı buldum (1)
  • Faydalı bulmadım (0)
4
/

-

Bu sene üçüncü defa gittik. Tabiat güzelliği koyumuz, eşsiz denizimiz, fevkalade köy insanları çok çalışkan, iyi niyetli. Birkaç pansiyon, bir restoran, bir küçük bakkal... Dinlenmek için birebir yer. Görmenizi tavsiye ederim.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)

Son İncelenenler