Hafta Sonu Ne Yapsam Diyenler İçin Son Trend; İstanbul'u Yeniden Keşfetmek, Keşif Rehberi

Hafta Sonu Ne Yapsam Diyenler İçin Son Trend; İstanbul'u Yeniden Keşfetmek

Keşif Rehberi - - tarafından eklendi. Sen De Görüşlerini Paylaş 1 Yorum

Hafta Sonu Ne Yapsam Diyenler İçin Son Trend; İstanbul'u Yeniden Keşfetmek
Bu sefer bambaşka bir keşif önerisi ile geldik. Aslında çoğumuzun yakından bildiği ancak tanımaya pek de fırsatı olmadığı İstanbul'a dair 6 ayrı keşif rotası çizdik. Neden böyle bir şey yaptık? Çünkü her zaman şehir dışına çıkacak imkan bulamayabilir ama bir yandan evde de oturmak istemeyebilirsiniz. İşte tam da böyle durumlarda, aşağıdaki bu 6 rota çok işinize yarayabilir. İstanbul'u keşfetmek son zamanların gözde trendlerinden biri haline geldi. Sosyal medyada gördükçe, "aslında ne güzel bir şehirde yaşıyoruz", "bu şehirde böyle yerler var mıymış ya" şeklinde tepkiler veriyoruz. Artık tepki vermeyi bırakıp harekete geçmenin zamanı geldi.

Kısa Bir Ön Bilgi

Karşılaşabileceğimiz muhtemel yorumlara önceden cevap vermek isteriz. Mesela diyebilirsiniz ki, "bu listede Tarihi Yarımada neden yok" ya da "Taksim, Cihangir, vs. gibi popüler yerlere neden yer vermediniz"? Cevaplayalım; çünkü bu rotalar İstanbul'a turistik ziyaret yapacaklardan ziyade, İstanbul yerlilerinin hafta sonlarını farklı bir şekilde değerlendirebilmelerini sağlamayı amaçlıyor. Biraz da yaşadığımız şehre farklı açılardan bakalım istedik açıkçası. Elbette ki turist olarak şehre gelen tanıdıklarınıza da gönül rahatlığı ile bu listeyi tavsiye edebilirsiniz.

1 – Galata / Karaköy / Eminönü

istanbul keşfiMevsimlerden bahar ve diyelim ki bir cumartesi günü… Ve siz ne yapacağınızı bir türlü bilmiyorsunuz. Mesela güne Galata'da yapacağınız güzel bir kahvaltı ile başlayabilirsiniz. Kahvaltıdan sonra yürüyerek tatlı şeyler satan dükkanları gezebilirsiniz. Sonrasında ise Galata Mevlevihanesi'ni ziyaret eder, müzeyi dolaşır, varsa bir sergiyi görebilirsiniz. Son olarak Galata Kulesi'ne çıkarak turistik bir aktiviteye imza atmış olursunuz. Galata'dan kendinizi aşağıya doğru bıraktığınızda Tophane ve Karaköy'ün tam ortasına inmiş olacaksınız. Sağa doğru yürüdüğünüzde Karaköy'deki meşhur 3. dalga kahvecilerine rastlayacaksınız. Eh, burada bir kahve molası verirsiniz diye tahmin ediyoruz. Sonra Karaköy'ün grafiti dolu sokaklarını keşfedebilir ve meşhur Kamondo Merdivenleri'nde birkaç fotoğraf çektikten sonra Galata Köprüsü üzerinden yürüyerek Eminönü'ne geçebilirsiniz. Gününüze burada balık ekmek yiyip, üzerine bir de meşhur bir sokak lezzeti olan turşu suyu içerek son noktayı koyabilirsiniz.

2 – Kuruçeşme / Arnavutköy / Bebek

istanbul keşfiŞimdi bahsettiğimiz o cumartesi senaryosunun bir başka versiyonu için Avrupa Yakası'nın en prestijli sahillerinden birine doğru yola koyulalım. Bu 3'lüyü rahatlıkla gezmek istiyorsanız araçla gelmeyi düşünmeyin deriz zira trafiğin ve park sorununun en berbat olduğu bölgelerden birindeyiz. Öncelikle Kuruçeşme Parkı'nda biraz vakit geçirin. Sonrasında Galatasaray Adası güzergahından sahilde yürüyerek devam ettiğinizde Arnavutköy'e ulaşacaksınız. Arnavutköy, balık lokantaları ile ünlü bir semt. Ancak ara sokaklarına girmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Cumbalı ahşap evler ve Arnavut kaldırımlı taş sokaklar aklınızı başınızdan alacaktır. Biraz pahalı da olsa Arnavutköy'deki bir balık lokantasına oturmanızı tavsiye ederiz. Mira Balık, bizim tercihlerimiz arasındadır mesela. Akşamüstü rakı-balık keyfi paha biçilmezdir ne de olsa. Eh kahvenizi de Bebek'te içmek üzere sahilden yürümeye devam edin. Biraz boğaz havası hepimize iyi gelecektir diye düşünüyoruz.

3 – Fener / Balat / Pierre Loti

istanbul keşfiİstanbul'un en mistik yapılarından biri olan Fener Rum Lisesi tüm ihtişamıyla karşımızda. Ne yazık ki içeri girilemiyor. Ancak dışarıdan fotoğraflamak serbest. Şimdi bugün biraz otantik takılalım diyoruz. Bu muhteşem kızıl bina ile başlayan gezimiz, adeta bir Balat keşfine dönüşmek üzere. Balat, son zamanların popüler semtlerinden. Zaten birbiri ardına açılan 3. dalga kahvecilerden bunu anlayabilmek mümkün. Ama merak etmeyin, balkondan balkona iplere asılmış çamaşırlar olduğu gibi duruyor, Balat esnafı da tabi. Sokaklarda kaybolmak bir yana, Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi'ni de görmeden dönmeyin deriz. Son olarak, atlayın aracınıza ya da otobüse, Pierre Loti tepesinde şöyle enfes bir börek-çay molası verin. Eyüp'ten teleferikle de çıkmak mümkün. Sahi, en son zaman Pierre Loti'de çay içmiştik?

4 – Kadıköy / Moda / Yeldeğirmeni

itanbul keşfiEğer Avrupa Yakası'nda yaşıyorsanız bir hayli şanslısınız, zira yolculuğunuz vapurda martılar eşliğinde başlayacak demektir. Simit, çay ve martılar… Zaten muhteşem başlayan Kadıköy keşfimiz, bir de öğlen saatlerine denk gelmişse, Balık Pazarı'nın oralarda bir kalamar-bira yapılmasın mı? Kendimize geldiysek eğer, o halde biraz daha turist kafasına geçiş yapabiliriz. O zaman ilk durağımız Süreyya Operası. Sonrasında Rexx sinemasına gidip bir de böylesine tarihi bir mekanda film izleyebilseniz keşke ama işte zaman kısıtlıysa yapacak bir şey yok. E hadi o zaman Moda'ya uzanalım yavaş yavaş. Hatta isterseniz Kadıköy'den tramvaya binerek de direkt başlayabilirsiniz Moda turunuza. Burası da 3. dalga kahvecilerin yoğunlukta olduğu bir semt. Dolayısıyla bir kahve içmeden dönmüyoruz Moda'dan. Sonra Ali Usta Dondurmacısı'nda o kuyruğu da girilecek tabi. Son durağımız olan Yeldeğirmeni ise sanat galerileri, atölyeleri ve kafeleri ile sokaklarında kaybolunası bir semt.

5 – Kalamış / Caddebostan / Bağdat Caddesi

istanbul keşfiDenize nazır nefis bir kahvaltıyla güne başlamak için Kalamış, ideal adreslerden biri. Sonrasında birkaç saat Caddebostan sahilinde yayılmaca. Evet, hafta sonları çok kalabalık oluyor ama bu deneyimi hiç yaşamadıysanız bir an önce yapılacaklar listesine eklemenizde fayda var. Hele böyle bahar aylarında bir başka keyifli oluyor. Bağdat Caddesi ise bilindiği üzere Avrupa Yakası'nın Nişantaşı versiyonu gibi. Her taraf ortalama üstü mekanlar ve mağazalarla bezeli. Araç trafiği berbat olduğu için yaya gezmek daha mantıklı. Caddebostan sahile de oldukça yakın. Bağdat Caddesi'nde biraz turladıktan sonra güzel bir restoranda yemek yiyebilir ve ara sokaklarda bulunan kahvecilerde bir kahve molası verebilirsiniz.

6 – Çengelköy / Kuzguncuk / Üsküdar

istanbul keşfiİsmini zikrettiğimizde aklımıza Süper Baba dizisini getiren Çengelköy, bir hafta sonu kahvaltınızı kesinlikle hak eden bir yer. Çınaraltı Aile Çay Bahçesi ile Çengelköy Börekçisi en meşhurları bunun için. Kahvaltı olmasa da, balık restoranlarına da gidebilirsiniz. Kahvaltınızın ardından renkli ahşap evleri, Arnavut kaldırımları, minik dükkanları ile eski İstanbul'u gözler önüne seren Kuzguncuk'un sokaklarına atın kendinizi. Semtin yukarılarına doğru çıkın. Ve kesinlikle acıbadem kurabiyesi yemeden de dönmeyin. Son olarak sahile doğru inin ve sola doğru yürüyün. Üsküdar ve Kuzguncuk arasında Fethi Paşa Korusu var. İsterseniz koruda yürüyüş yapabilir, isterseniz de sahilden devam ederek Kız Kulesi'ne kadar yürüyebilirsiniz.

*İstanbul rotalarımız bunlarla sınırlı kalmayacak. Başka rotalarda görüşmek üzere… :)

1 misafir tavsiyesi

  • Tarihe Göre Listele
  • En Faydalılar

-

Samatya -Yedikule hattını biraz daha uzun olsun derseniz Kumkapı'dan başlayabilirsiniz. İstanbul'u keşfetmek için mutlaka yürüyerek gezmenizi tavsiye ederim.

  • Faydalı buldum (1)
  • Faydalı bulmadım (0)

Son İncelenenler